Giriş ve Amaç
Benign prostat hiperplazisi (BPH) için uygulanan endoskopik cerrahiler, yaşlanan erkek popülasyonunda yaygınlaşırken, bu prosedürler sonrası gelişen iyatrojenik üretra darlıkları %0,3 ile %13 arasında değişen oranlarda görülmeye devam etmektedir. Uzayan operasyon süreleri ve büyük kalibreli enstrüman kullanımı, üretral travma ve iskemik hasar için temel risk faktörleridir. Bu özet, BPH cerrahisi sonrası gelişen darlıkların yönetiminde güncel endoskopik ve açık cerrahi yaklaşımların etkinliğini ve güvenliğini değerlendiren sistematik bir incelemeye dayanmaktadır.
Metodoloji İnceleme, 2000-2025 yılları arasını kapsayan MEDLINE, Embase ve Cochrane kütüphanesi verilerini içermektedir. Toplam 610 hastayı kapsayan 11 çalışma analize dahil edilmiştir; hastaların %73’ü primer tedavi, %27’si ise nüks darlık nedeniyle tedavi görmüştür. En sık etkilenen bölgeler bulber ve membranöz üretra olarak saptanmıştır.
Temel Bulgular ve Karşılaştırmalı Analiz
- Cerrahi Yaklaşımlar: Hastaların 58’i (%9) endoskopik (soğuk bıçak üretrotomi/dilatasyon), 552’si (%91) ise açık rekonstrüktif cerrahi (üretroplasti) ile tedavi edilmiştir.
- Başarı ve Nüks Oranları:
- Her iki yaklaşım için genel nüks oranları başlangıçta benzer görünse de (%8-10), takip süreleri arasında belirgin fark mevcuttur.
- Endoskopik serilerde takip süresi 12-24 ay ile sınırlıyken, açık cerrahi kohortlarında bu süre 54 aya kadar uzanmaktadır.
- Üretroplasti, uzun vadeli sonuçlarda iç üretrotomiye kıyasla anlamlı derecede daha yüksek açıklık oranları (genellikle %80-90 üzeri) sağlamaktadır.
- Önceki Girişimlerin Etkisi: Analiz edilen veriler, daha önce başarısız endoskopik girişim öyküsünün üretroplasti başarısını negatif etkilemediğini göstermektedir.
Komplikasyonlar
- Endoskopik Tedavi: Perioperatif veya fonksiyonel komplikasyon bildirilmemiş olup düşük morbidite ile ilişkilendirilmiştir.
- Açık Cerrahi: En sık karşılaşılan fonksiyonel komplikasyon üriner inkontinanstrır.
- İnkontinans oranları, cerrahi tekniğe bağlı olarak %4 (ventral onlay greft) ile %15 (intrasfinkterik bulbo-prostatik anastomoz) arasında değişmektedir.
- Bu durum, özellikle dış sfinktere yakın bölgelerdeki rekonstrüksiyonların iç sfinkter fonksiyonu bozulmuş hastalardaki riskini vurgulamaktadır.
Klinik Öneriler ve Sonuç Endoskopik prostat cerrahisi sonrası üretra darlıkları klinik olarak zorlayıcı bir durum olmaya devam etmektedir. Endoskopik yaklaşımlar, düşük morbidite ile kabul edilebilir kısa vadeli sonuçlar sunsa da nüks riski daha yüksektir. Açık rekonstrüktif cerrahi, potansiyel fonksiyonel komplikasyon riskine rağmen daha kalıcı ve uzun vadeli sonuçlar sağlamaktadır. Tedavi seçimi; darlık özelliklerine (lokalizasyon, uzunluk), hasta faktörlerine ve cerrahi uzmanlığa göre bIireysellestirilmelidir.



