Giriş
Benign Prostat Obstrüksiyonu’na (BPO) sekonder Alt Üriner Sistem Semptomları (AÜSS/LUTS), yaşlı erkek popülasyonunda sık görülen ve yaşam kalitesini düşüren bir durumdur. Cerrahi tedavi seçenekleri arasında, boyut bağımsızlığı nedeniyle Transüretral Prostat Rezeksiyonu’ndan (TUR-P) ayrılan Endoskopik Prostat Enükleasyonu (EEP) giderek tercih edilen bir yöntem haline gelmiştir. HoLEP, EEP’de kullanılan başlıca enerji kaynaklarından biridir.
Optimal hasta bakımı sağlamak amacıyla, HoLEP öncesinde prostat kanseri (PCa) varlığını dışlamak zorunludur. Bu amaçla bazı vakalarda prostat biyopsisi (PB) gerekli görülebilmektedir. Ancak, PB, kanama, enfeksiyon ve doku remodellingine bağlı skarlaşma gibi potansiyel dezavantajları barındırır; bu durum, HoLEP sırasında teknik zorluklara yol açabileceği endişesini doğurmuştur. Bu çalışmanın temel amacı, HoLEP’ten önceki 6 ay içinde uygulanan PB’nin perioperatif sonuçlar veya komplikasyonlar üzerinde anlamlı bir etki yaratıp yaratmadığını belirlemektir.
Yöntem
Bu retrospektif çalışma, Ocak 2021 ile Temmuz 2023 tarihleri arasında bir tersiyer üniversite hastanesinde HoLEP ile tedavi edilen 734 ardışık hastanın verileri kullanılarak gerçekleştirilmiştir.
Hasta Eşleştirme ve Gruplama: Seçilim yanlılığını azaltmak amacıyla, HoLEP’ten önceki 6 ay içinde transrektal veya transperineal PB uygulanan hastalar (Grup 1), 6 aydan daha uzun süre önce PB uygulanan veya hiç PB uygulanmamış hastalarla (Grup 2) 1:1 oranında Eğilim Skoru Eşleştirmesi (Propensity Score Matching – PSM) kullanılarak eşleştirilmiştir. Eşleştirmede kullanılan kovaryatlar yaş, prostat volümü (PV), prostat spesifik antijen (PSA), preoperatif üriner sistem enfeksiyonu (ÜSE/UTI) varlığı ve cerrah değişkenleri olmuştur. PSM öncesinde tüm kovaryatlarda istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunurken, eşleştirme sonrasında gruplar bu temel özellikler açısından dengelenmiştir. Son analiz için 206 hasta (her grupta 103 hasta) dahil edilmiştir.
Cerrahi Teknik ve Değerlendirme: HoLEP prosedürleri, Lumenis Pulse 120H Holmium-Lazer sistemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Enükleasyon ayarları 2 Joule ve 50 Hz olarak belirlenmiştir. Vakaların %80’inden fazlasında EnBloc tekniği uygulanmıştır. Perioperatif parametreler (Operasyon Süresi (OT), Enükleasyon Verimliliği (EV/EF), Hemostaz Süresi (HT), Hastanede Kalış Süresi (HKS/LoS)) ve 30 günlük komplikasyon oranları, Satava sınıflandırması, Clavien–Dindo sınıflandırması (CDC) ve Kapsamlı Komplikasyon İndeksi (KKİ/CCI) kullanılarak değerlendirilmiştir.
Bulgular
PSM sonrasında dengelenen gruplar karşılaştırıldığında, temel perioperatif sonuçlarda anlamlı farklılıklar saptanmamıştır.
Perioperatif Etkinlik ve Güvenlik Parametreleri (PSM Sonrası):
| Parametre | PB ≤ 6 Ay (n=103) | PB > 6 Ay veya Yok (n=103) | p-Değeri |
| Ortalama OT (dk) | 75.4 | 81.5 | 0.28 |
| Enükleasyon Verimliliği (g/dak) | 2.1 | 2.1 | 0.99 |
| Hemostaz Süresi (dk) | 9.7 | 9.1 | 0.49 |
| Hastanede Kalış Süresi (gün) | 2.5 | 3.2 | 0.006 |
- Enükleasyon Verimliliği (EV): Her iki grupta da yüksek ve neredeyse iki katı EV (yaklaşık 2.1 g/dak) gözlemlenmiştir; gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktur (p = 0.99).
- Operasyon Süresi (OT): Ortalama OT’de anlamlı bir fark saptanmamıştır (75 dk’ya karşın 81 dk, p = 0.28).
- Hastanede Kalış Süresi (HKS): PB ≤ 6 ay grubunda, kontrol grubuna göre HKS istatistiksel olarak anlamlı ölçüde daha kısa bulunmuştur (2.5 güne karşın 3.2 gün, p = 0.006).
Komplikasyonlar:
- İntraoperatif Komplikasyonlar: Kapsül perforasyonları veya mesane boynu zedelenmeleri dahil olmak üzere intraoperatif komplikasyonlar açısından gruplar arasında anlamlı bir fark yoktur (16 vs 25 vaka, p = 0.16).
- Postoperatif Komplikasyonlar:
- CDC Sınıflandırması kullanılarak yapılan değerlendirmede anlamlı fark bulunmamıştır (p = 0.53). Ciddi postoperatif komplikasyon oranı (CDC derece 3a/3b) genel olarak düşüktür (4%’ten az).
- KKİ’de (CCI) anlamlı fark saptanmamıştır (p = 0.92).
- Transfüzyon oranı (1% vs 2.9%, p = 0.61) ve tekrar girişim oranı (1.9% vs 3.9%, p = 0.68) açısından da anlamlı farklılık gözlenmemiştir.
- İnsidental PCa: Her iki grupta da düşük oranda insidental PCa saptanmıştır (7.8% vs 4.9%, p = 0.57).
Sonuç
Bu eğilim skoru eşleştirmeli analiz serisinde, HoLEP prosedüründen önceki 6 ay içinde gerçekleştirilen prostat biyopsisinin, Enükleasyon Verimliliği, Operasyon Süresi veya intraoperatif ve postoperatif komplikasyon oranları üzerinde herhangi bir olumsuz etkiye yol açmadığı tespit edilmiştir. Tespit edilen tek istatistiksel farklılık, PB ≤ 6 ay grubundaki HKS’nin anlamlı derecede daha kısa olmasıdır.
Klinik tecrübeyi yansıtan bu veriler ışığında, risk stratifikasyonu sonrasında PB için kesin endikasyonlar mevcutsa (örneğin, DRE anormalliği, PSA > 4 ng/mL veya multiparametrik MRG’de PI-RADS 4/5 lezyonları), PB şüphesiz HoLEP öncesinde yapılmalı ve PB’yi takiben HoLEP güvenle gerçekleştirilebileceğinden, cerrahi prosedür ertelenmemelidir.


