Giriş
Kasa invaze ve yüksek riskli kasa invaze olmayan mesane kanseri hastaları için mevcut standart tedavi, pelvik lenf nodu diseksiyonu ve üriner diversiyon (ileal konduit) ile birlikte uygulanan radikal sistektomidir. Hastalar sıklıkla stoma yönetimi için gerekli olan postoperatif bakım pratiğini sürdürmekte ve stomanın getirdiği psikososyal değişikliklere uyum sağlamakta zorluklar yaşamaktadır. Postoperatif dönemde verilen eğitimlerin kalıcılığının düşük olması, stoma ile ilişkili komplikasyonları artırabilmekte ve sağlıkla ilişkili yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilmektedir. Bu zorlukları aşmak ve hastalar ile bakım verenlerin öz-yeterlilik düzeylerini artırmak amacıyla, The University of Kansas Health System bünyesinde “Stoma Bootcamp” (SBC) olarak adlandırılan preoperatif, hemşire liderliğinde bir ostomi eğitim programı geliştirilmiştir.
Yöntem
Bu çalışma, preoperatif stoma eğitim programının etkilerini değerlendirmek amacıyla tematik analiz yaklaşımı kullanan kalitatif tanımlayıcı bir tasarıma sahiptir. Katılımcı havuzunda; operasyon öncesinde SBC eğitimini tamamlamış 16 hasta, 18 bakım veren (genellikle eş veya aile üyesi) ve programı yürüten 3 eğitmen yer almaktadır. Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 71 (aralık: 52-89) olup; kohortun %76’sını erkekler, %72,4’ünü ise kasa invaze mesane kanseri tanılı hastalar oluşturmaktadır. Araştırma verileri, programdan 3 ila 18 ay sonra katılımcılarla gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler (mülakatlar) yoluyla toplanmıştır. Ek olarak, orijinal ebeveyn çalışma sırasında toplanmış olan ve aynı hasta kohortuna ait olmayan 13 adet kurs sonu anketi de deşifre edilerek veri analizi sürecinde triangüle edilmiştir.
Bulgular
Yapılan tematik analizler neticesinde katılımcıların deneyimlerini açıklayan üç ana tema saptanmıştır:
- Eğitim Programına Katılım Motivasyonu: Hastaların ve bakım verenlerin, stoma cerrahisi ve postoperatif sürece dair önemli bir bilgi eksikliği yaşadıkları; cerrahi komplikasyonlar ile yeni vücut imajına yönelik korku ve anksiyetelerinin, bu eğitim programına katılmalarında birincil itici güç (motivasyon) olduğu saptanmıştır.
- Hayat Değiştiren Bu Olguya Yönelik Tutumlar: Eğitim ile birlikte hastaların stoma mefhumuna yönelik tutumlarında geniş bir spektrum izlenmiş; durumla yüzleşmekten kaçınma davranışından, tam kabullenmeye kadar değişen tepkiler kaydedilmiştir. Bakım veren dinamiklerinde de benzer bir heterojenite gözlenmiştir; bazı hastalarda postoperatif stoma bakımında aile üyelerine yönelik bir bağımlılık izlenirken, pek çok hastanın stoma öz-yönetimi ve bakımında tam bağımsızlık arayışında olduğu görülmüştür.
- Eğitimin Yapısı ve Etkinliği: Maketler, görsel-işitsel sunumlar ve ostomi ekipmanlarıyla pratik yapma imkanı sunan interaktif eğitim müfredatının hasta öz-yeterliliğini sağlamada oldukça etkin olduğu bulunmuştur. Söz konusu programın en dikkat çekici ve klinik/psikososyal anlamda en akılda kalıcı bileşeninin ise “hasta savunucusu (patient advocate)” uygulaması olduğu belirtilmiştir. Kendi stoması ile yaşamakta olan gönüllü bir eski hastanın deneyimlerini aktarması, katılımcıların stoma sonrası hayatın mümkün olduğunu doğrudan gözlemlemesini sağlamış ve psikososyal endişeleri büyük oranda hafifletmiştir.
Sonuç
Radikal sistektomi uygulanacak mesane kanseri hastalarının ve bakım verenlerinin stoma öz-yönetimine ve post-stoma hayata hazırlanmasında; interaktif bir pedagojik yaklaşıma dayanan ve tecrübeli bir hasta savunucusu içeren yapılandırılmış bir preoperatif ostomi eğitim programı yüksek klinik değere sahiptir. Eğitimlerin anksiyete ve şok evresinin daha dominant olduğu postoperatif dönem yerine preoperatif safhada planlanması, hastaların teknik becerilerini olduğu kadar psikososyal adaptasyonlarını geliştirmeleri açısından da temel teşkil etmektedir.



