Giriş
Perkütan nefrolitotomi (PCNL), 2 cm’den büyük renal taşların cerrahi tedavisinde altın standart olarak kabul edilmektedir. Prosedürün etkinliği üreteroskopi ve şok dalga litotripsisine (SWL) kıyasla daha yüksek taşsızlık oranları (SFR) sağlasa da, komplikasyon oranları %20’lere ulaşabilmektedir. PCNL’nin en kritik perioperatif komplikasyonu, %0 ile %24 arasında transfüzyon gerektirebilen vasküler kanamalardır. Traneksamik asit (TXA), plazminojenin plazmine dönüşümünü kompetitif olarak inhibe eden ve fibrinolizi bloke eden bir sentetik lizin türevidir. Bu ajan, endoürolojik prosedürlerde hem sistemik (TXA-S) hem de irrigasyon sıvısına eklenerek (TXA-I) kullanılmaktadır. Mevcut çalışma, PCNL’de farklı TXA uygulama yollarının etkinlik ve güvenliğini Bayesyen ağ meta-analizi yöntemiyle karşılaştırmalı olarak değerlendirmeyi amaçlamıştır.
Yöntem
Şubat 2022 tarihinde gerçekleştirilen bu sistematik derleme, PRISMA protokolüne uygun olarak yürütülmüştür (PROSPERO: CRD42021270593). MEDLINE, Scopus, Web of Science ve Google Scholar veri tabanları üzerinden yapılan taramada, PCNL’de TXA-S veya TXA-I kullanımını plasebo veya birbiriyle karşılaştıran randomize kontrollü çalışmalar (RKÇ) dahil edilmiştir. Toplam 10 RKÇ analiz edilmiş; çalışma popülasyonu 1761 hastadan (678 TXA-S, 280 TXA-I ve 803 plasebo) oluşmuştur. İstatistiksel modellemede, 200.000 iterasyonlu Markov Zinciri Monte Carlo (MCMC) örneklemesi kullanan bir Bayesyen ağ yapısı oluşturulmuştur. Tedavi hiyerarşisini belirlemek için SUCRA (Surface Under the Cumulative Ranking) eğrileri kullanılmış, homojeniteyi doğrulamak için meta-regresyon analizleri yapılmıştır.
Bulgular
Analiz sonuçları, TXA’nın her iki uygulama yolunun da plaseboya kıyasla klinik parametrelerde anlamlı iyileşme sağladığını, ancak TXA-I’nın birçok sonuçta üstünlük sergilediğini göstermiştir.
- Hemoglobin (Hb) Değişimi ve Kan Kaybı: Postoperatif hemoglobin düşüşü analizinde, TXA-I grubu plaseboya kıyasla ortalama -1.2 g/dL (MD: -1.2 [%95 CrI: -1.3, -1.0], SUCRA: 0.849) ile en yüksek etkinlik boyutuna ulaşmıştır. TXA-S grubunda ise bu düşüş -0.97 g/dL (MD: -0.97 [%95 CrI: -1.0, -0.93], SUCRA: 0.646) olarak saptanmıştır.
- Transfüzyon Gereksinimi: TXA-I uygulaması, transfüzyon riskini azaltmada en başarılı yöntem olarak öne çıkmıştır (RR: 0.63 [%95 CrI: 0.47, 0.84], SUCRA: 0.950). TXA-S grubunda ise RR 0.79 [%95 CrI: 0.65, 0.95] (SUCRA: 0.545) olarak belirlenmiştir.
- Operatif Süre ve Hastanede Kalış: TXA-I kullanımı operatif süreyi ortalama 19 dakika kısaltırken (MD: -19 [%95 CrI: -21, -16]), TXA-S grubunda kısalma 12 dakika (MD: -12 [%95 CrI: -14, -11]) düzeyinde kalmıştır. Hastanede yatış süresi TXA-I için -1.1 gün, TXA-S için -0.79 gün azalmıştır.
- Taşsızlık Oranları (SFR): Her iki uygulama da SFR’yi artırmıştır; ancak TXA-I (RR: 5.0 [%95 CrI: 1.8, 14.0], SUCRA: 0.962), TXA-S’ye (RR: 2.8 [%95 CrI: 1.6, 5.4], SUCRA: 0.536) göre daha belirgin bir avantaj sağlamıştır.
- Komplikasyon Profili: Genel komplikasyon riski TXA-I grubunda plaseboya göre anlamlı düzeyde daha düşüktür (RR: 0.38 [%95 CrI: 0.21, 0.67], SUCRA: 0.957). Majör komplikasyon analizinde TXA-I (RR: 0.50) ve TXA-S (RR: 0.75) gruplarının her ikisi de plaseboya göre daha güvenli bulunmuştur.
Tartışma ve Sonuç
Bu çalışma, PCNL sırasında uygulanan TXA’nın sadece kanama kontrolü sağlamakla kalmayıp, cerrahi görüşü netleştirerek operatif süreyi kısalttığını ve taşsızlık oranlarını optimize ettiğini bilimsel verilerle ortaya koymuştur. Bayesyen ağ analizi verileri, TXA-I uygulamasının transfüzyon ihtiyacını ve komplikasyon oranlarını azaltmada TXA-S’den daha etkin olabileceğini düşündürmektedir. Sistemik TXA’nın potansiyel tromboembolik yan etkilerinden çekinen klinisyenler için TXA-I, benzer veya daha üstün klinik sonuçlar sunan güvenli bir topikal alternatif olarak değerlendirilmelidir. Sonuç olarak, PCNL prosedürlerinde TXA kullanımı, özellikle irrigasyon içi uygulama yoluyla, operatif verimliliği ve hasta güvenliğini artırmak adına uroloji uzmanları tarafından klinik pratikte dikkate alınmalıdır.



