Yeni bir sekmede açılır
Komplikasyon Çalışma Grubu

Prostatın Holmiyum Lazer Enükleasyonu (HoLEP) Sonrası Üretral Komplikasyonlar Küçük Prostat Volümüne Sahip Hastalarda Daha Sık Gözlenmektedir

Çeviren: Mehmet Ersoy (Yapay Zeka Desteğiyle)
Yazar(lar): Madison T. Taychert, Emily C. Serrell, Dan Gralnek, Christopher Manakas, et al.
Yayın Bilgileri: Translational Andrology and Urology, 2025, doi.org/10.21037/tau-2025-256

Giriş

Benign prostat hiperplazisi (BPH) cerrahi tedavisinde prostatın holmiyum lazer enükleasyonu (HoLEP), yüksek dayanıklılık ve düşük komplikasyon oranları nedeniyle giderek daha fazla tercih edilmektedir. Ancak, mesane boynu kontraktürü (BNC) ve anterior üretral darlık (USD) gibi “üretral komplikasyonlar” (UC), semptomların nüks etmesine ve ek cerrahi girişim ihtiyacına yol açarak hasta üzerinde ciddi bir klinik yük oluşturmaya devam etmektedir. UC patogenezi tam olarak anlaşılamamış olmakla birlikte, anatomik varyasyonlar ve inflamatuar süreçlerin rol oynadığı düşünülmektedir. Literatürde, küçük prostatlarda (<75 g) kollajen içeriğinin daha yüksek ve kronik inflamasyonun daha az olduğu, bu durumun cerrahi travma sonrası fibrotik süreçleri tetikleyerek UC riskini artırabileceği hipotezi öne sürülmüştür. Bu çalışma, HoLEP sonrası UC insidansını belirlemeyi ve prostat volümü ile komplikasyon gelişimi arasındaki ilişkiyi analiz etmeyi amaçlamaktadır.

Yöntem

Temmuz 2020 ile Aralık 2023 tarihleri arasında HoLEP uygulanan 1.374 hastanın verileri retrospektif olarak incelenmiştir. Birincil sonlanım noktası olan UC; cerrahi tedavi (internal ürotomi, dilatasyon, üretroplasti veya BNC insizyonu) gerektiren BNC veya USD gelişimi olarak tanımlanmıştır. Preoperatif prostat volümü tahminleri MRI, BT veya TRUS aracılığıyla yapılmıştır. İstatistiksel analizlerde Mann-Whitney, Fisher’ın kesin testi ve lojistik regresyon modelleri kullanılmış; p <0,05 değeri anlamlı kabul edilmiştir.

Bulgular

Çalışma kohortunda UC insidansı %1,5 (n=20) olarak saptanmıştır. Bu komplikasyonların %70’ini tek başına BNC, %15’ini tek başına USD ve %15’ini her iki durumun birlikteliği oluşturmaktadır. Yapılan analizlerde şu önemli veriler elde edilmiştir:

  • Prostat Volümü ve PSA: UC gelişen hastaların preoperatif prostat volümleri (72,6 ± 33,9 g), gelişmeyenlere (103,9 ± 61,2 g) oranla istatistiksel olarak anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p=0,01). Benzer şekilde, UC grubunda ortalama PSA değerleri (2,80 ng/mL) daha düşüktür (p=0,01).
  • Risk Analizi: Lojistik regresyon analizinde, prostat volümü ile UC gelişimi arasında ters bir korelasyon saptanmıştır (OR: 0,987, %95 CI: 0.974–0.997; p<0,01).
  • Operatif Parametreler: UC grubunda enükleasyon ve morselasyon süreleri anlamlı derecede kısa bulunsa da (p<0,05), bu durumun küçük prostat volümü ile ilişkili olduğu ve cerrahi etkinlik (efficiency) açısından gruplar arasında fark olmadığı gözlenmiştir.
  • Teknik Faktörler: Kullanılan rezektoskop kılıf boyutu (26-Fr vs 28-Fr) ile UC gelişimi arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p>0,99).
  • Postoperatif Seyir: UC tanısı ortalama 148. günde (75–205 gün) konulmuş olup, hastaların %50’si birden fazla cerrahi müdahaleye ihtiyaç duymuştur. Ayrıca, UC gelişen hastaların %75’inde postoperatif idrar yolu enfeksiyonu (İYE) öyküsü mevcuttur.

Sonuç

HoLEP sonrası üretral komplikasyonlar %1,5 gibi düşük bir oranda görülmekle birlikte, küçük prostat volümüne sahip hastalarda bu riskin daha yüksek olduğu doğrulanmıştır. Küçük prostatlarda gözlenen yüksek kollajen densitesi ve fibrotik aktivite, bu fenomene yönelik potansiyel bir patofizyolojik açıklama sunmaktadır. Bulgular, özellikle küçük prostatlı hastalarda cerrahi seçeneklerin değerlendirilmesi ve preoperatif konsültasyon sürecinde bu risk faktörünün dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır.

Yazıyı Paylaş:

Diğer Makaleler

UROPEDIA

Uropedia, ürologlar için ÜCD dijital içerik kütüphanesidir.
Siteye Git

DERGİMİZİ OKUDUNUZ MU?

Journal Of Urological Surgery
Siteye Git

AGEP

Üroloji araştırma görevlilerine yönelik uzmanlık eğitimi sunmayı amaçlayan eğitim programımız.
Siteye Git