Yeni bir sekmede açılır
Üroloji Hemşireliği Çalışma Grubu

TURP ve Hiperglisemi Hemşirelik Bakımında Semptom Yönetim Modelinin Entegrasyonu

Çeviren: Dr. Baran Sevgi (Yapay Zeka Desteği ile)
Yazar(lar): Ns. Robiul Fitri Masithoh, Büs ̧ra Şahin, Robiul Fitri Masithoh
Yayın Bilgileri: British Association of Urological Nurses and John Wiley, January 2024, DOI: 10.1111/ijun.12404
https://open.spotify.com/episode/5kNl8MSUka3U1bXHJ3mTSB?si=RRpqgKYTSwur4r1F2lvnGw

1. Giriş ve Patofizyolojik Arka Plan

TUR-P, ürodinamik sonuçları iyileştirmede ve idrar retansiyonu riskini azaltmada etkili bir yöntem olmasına rağmen, TUR-P sendromu ve hiperglisemi gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilmektedir. Monopolar rezeksiyon sırasında kullanılan ve elektrolit içermeyen sorbitol-mannitol irrigasyon sıvılarının sistemik emilimi, hiperglisemi etiyolojisinde kritik bir rol oynamaktadır.

Cerrahi stres ve anestezi, katekolamin, kortizol ve glukagon sekresyonunu artırarak insülin direncine neden olmakta, bu da perioperatif kan glukoz düzeylerinde artışla sonuçlanmaktadır. Literatürde TUR-P sendromu prevalansı %23,5 olarak rapor edilmiştir. Perioperatif hiperglisemi; kardiyovasküler olaylar, pulmoner komplikasyonlar, cerrahi alan enfeksiyonları, nörolojik sekeller ve mortalite artışı ile güçlü bir korelasyon göstermektedir. Genel cerrahi popülasyonunda perioperatif hiperglisemi varlığı, komplikasyon riskini dört kat, mortalite oranlarını ise iki kat artırmaktadır.

2. Teorik Çerçeve: Semptom Yönetim Modeli

Çalışma, Kaliforniya Üniversitesi (UCSF) Hemşirelik Fakültesi tarafından geliştirilen Semptom Yönetim Modeli’ni temel almaktadır. Bu model üç ana boyuttan oluşmaktadır: (1) Semptom Deneyimi, (2) Semptom Yönetim Stratejileri ve (3) Semptom Sonuçları. Bu modelin entegrasyonu, TUR-P sonrası hiperglisemi yönetiminde multidisipliner bir yaklaşım ve kanıta dayalı klinik karar verme süreçleri için kavramsal bir zemin sağlamaktadır.

3. Klinik Yönetim ve Stratejiler

Semptom Deneyimi ve Değerlendirme: Postoperatif dönemde hastalar, cerrahi stres ve anesteziye bağlı fizyolojik değişiklikleri algılamaktadır. Üroloji hemşireleri ve hekimleri, TURP sonrası ilk saatlerde kan glukoz düzeylerini yakından monitörize etmelidir. Semptomların değerlendirilmesinde hastanın sübjektif bildirimleri (ağrı, rahatsızlık hissi) ve objektif veriler (glukoz takibi, sıvı dengesi) entegre edilmelidir.

Yönetim Stratejileri ve Farmakolojik Müdahaleler: Yönetim stratejileri biyomedikal, profesyonel ve öz bakım yaklaşımlarını içermektedir. Makalede öne çıkan spesifik klinik öneriler şunlardır:

  • İnsülin Tedavisi: Minör cerrahi sonrası perioperatif hiperglisemi (>200 mg/dL) durumunda, 4–10 ünite kısa etkili subkutan insülin uygulanması önerilmektedir.
  • Oral Antidiyabetikler: Metformin kullanan hastaların, cerrahi veya iyotlu radyokontrast uygulamaları sonrasında yaklaşık 72 saat boyunca ilacı kesmeleri gerektiği belirtilmektedir.
  • İntravenöz İnsülin: Majör cerrahi geçiren ve kötü kontrollü Tip 2 diyabeti olan hastalarda glukoz eşliğinde intravenöz insülin infüzyonu önerilmektedir.

Hasta ve aile eğitimi, hidrasyonun sağlanması ve beslenme yönetimi, postoperatif komplikasyonların önlenmesinde kritik öneme sahiptir. Dehidratasyonun kan glukoz regülasyonunu bozduğu unutulmamalıdır.

4. Semptom Sonuçları ve Prognoz

TURP sonrası sonuçların değerlendirilmesinde idrar akış hızları, rezidüel idrar hacmi (PVR) ve PSA düzeyleri gibi objektif parametreler kullanılmalıdır. Diyabetik hastalarda postoperatif idrar retansiyonu prevalansı, diyabetik olmayanlara göre daha yüksektir.

Postoperatif farmakolojik yönetimde şu zamanlama önerilmektedir:

  • İlk 3 Ay: Anti-muskarinik ilaçların kullanımı.
  • 3. Aydan Sonra: Gerekli görülürse alfa-bloker tedavisine geçilmesi.

5. Sonuç

TURP sonrası gelişen hiperglisemi, morbidite ve mortaliteyi artıran, ancak yönetilebilir bir komplikasyondur. Semptom Yönetim Modeli’nin kliniğe entegrasyonu; semptomların erken tespiti, kişiselleştirilmiş bakım planlarının oluşturulması ve hasta sonuçlarının (yaşam kalitesi, memnuniyet, klinik iyileşme) optimizasyonu açısından değerlidir. Üroloji pratiğinde, özellikle diyabetik hastalarda veya hiperglisemi riski taşıyan bireylerde, preoperatif dönemden başlayarak sıkı glisemik kontrol ve multidisipliner takip, cerrahi başarının ayrılmaz bir parçası olmalıdır.

Yazıyı Paylaş:

Diğer Makaleler

UROPEDIA

Uropedia, ürologlar için ÜCD dijital içerik kütüphanesidir.
Siteye Git

DERGİMİZİ OKUDUNUZ MU?

Journal Of Urological Surgery
Siteye Git

AGEP

Üroloji araştırma görevlilerine yönelik uzmanlık eğitimi sunmayı amaçlayan eğitim programımız.
Siteye Git